27 Ocak 2015 Salı

YALNIZ DÜŞLER





Çiçeklerimin biri beyaz öteki kırmızıydı. Beyaz , karakalem çalışmandaki melek tasvirinin  kanatlarını , saflığı temsil ediyordu, kırmızı sevgiyi. Sonsuza dek yaşatacağını söylemiştin. Oysa gururuna mağlup oldun. Önce saplarını örüp başına taktığın üç papatyayı avucunda ezip ufaladın. Sonra çiçeklerimi soldurdun.
Hani sen orada ben burada ortak hayaller kurmuştuk. Salaş bir kıyı meyhanesinde gün batımlarına bakarak rakılarımızı yudumlayacaktık. Bana , arkadaşımın solmuş kitabından şiirler okuyacaktın  ceviz çağlası gözlere dair. Sonra bir kayanın üstüne oturacaktık. Başını omzuma koyacaktın ve konuşmadan dalgaların sesini dinleyecektik. Kıyıda çoban ateşi yakacaktık da elimizdeki şişelerden şaraplarımızı ağzımızdan taşıra taşıra yudumlayacaktık. Kayan yıldızlara bakıp dilek tutacaktık da birbirimizden gizleyecektik tuttuğumuz dilekleri.
O günlerde , yani çoook eskiden nasıl da aynı zamanda aynı şeyleri düşünüyorduk. Hani sana bir hediye almıştım da tam uzattığımda “ben de sana hediye almıştım” demiştin.  Sonra şaşırmıştık. Aldığımız hediyeler tıpa tıp aynıydı.
Ancak gurur insanı nasıl da dönüştürüyor. Birbirini tanımaz hale getiriyor.
Bak , şimdi hayalini kurduğumuz koydayım. Başını omzuma koyduğun kayaya oturmuş batan güneşi izliyorum.  Özdemir Asaf “Tek kişilik miydi bu şehir , sen gidince  bomboş kaldı… “ diyor kulaklarıma. Yoksa bunu söyleyen sen misin? Burası çok ıssız. Yalnızlık üşütüyor. Uzaklardan vahşi hayvan sesleri geliyor. Korkuyorum. Soğuk soğuk terler döküyorum. Biliyorum sen de yalnızsın oralarda. Bir el bekliyorum beni vahşi saldırılardan kurtaracak. Ay da yok. Kayan yıldız da yok. Karanlık katran gibi. Önüm uçurum. Aşağıdan deniz kızları çağırıyor beni melek kanatlı.
              27 Ocak 2015   11 15 

4 Ocak 2015 Pazar

BENİM DOSTLARIM




Ne kadar çeşitli  dostlarım var . Dini inançları , siyasi görüşleri , zevkleri farklı farklı.
Deist dostlarım var, bir yaratıcı güce inandığı halde dinlere , peygamberlere inancı olmayan. İnançlarının kimseye zararı yok ki. Demek ki kendini böyle mutlu , böyle huzurlu hissediyor. Ne güzel…
Ateist dostlarım var. Doğa dışında hiçbir güce inanmayan. Bunlar yaratıcı güç olarak kabul ettikleri doğayı çok seviyorlar. Bunların evreni sınırsız. Ne yedi kat gök , ne de yer altı ile sınırlı. Sonsuzluğa uzanıyor.  Birçoğumuzun dışladığı bu dostlarım ne çalmayı biliyor , ne soygunu.
Alevi dostlarım var. “Halka hizmet , hakka hizmettir.” Diyorlar. “Eline , beline , diline sahip olacaksın” diyorlar. Düne kadar gizledikleri inançlarını yeni yeni açıkça ifade edebiliyorlar. Tarih boyunca dışlanmışlar , horlanmışlar , katliama uğramışlar, mağaralarda zehirlenmişler. Sırf Alevi oldukları için daha yakın zamanda Maraş`ta , Sivas`ta , Çorum`da evleri yakılmış , çoluk – çocuk , kadın – erkek denmemiş katledilmişler. Tek suçları yoksuldan yana olmaları , ezilenlere sahip çıkmaları olmuş. Bu yüzden yerleşik düzen tarafından hep düşman sayılmışlar.
Müslüman dostlarım var. Kuran`a , Muhammet`e ve tek tanrıya inanan. Kuran`ı Tanrı`nın Muhammet aracılığı ile gönderdiği  buyruklar sayan. Bunların bir kısmı kendini “laik Müslüman” sayıyor. Kuran`ın kesin hükümlerine karşın kadın-erkek eşitliğini savunuyor. Örneğin türbana karşı çıkıyorlar. İnançları doğrultusunda ibadet ediyorlar.  Kutsal günleri eksiksiz kutluyorlar. Bana zararları olmadığı , düşüncelerime saygılı oldukları sürece kendilerine saygı duyuyorum. Ancak kendi inancı dışındakilere saygı duymayan , Kuran`ın “yeryüzünde tek bir kafir bile kalmayıncaya kadar CİHAD EDİN “ hükmünü rehber edinenlere saygı duyamam. Bir de dini inancını halkı aldatmanın , soymanın aracı haline getirmek isteyenlere, dini kuralları yaşamın her alanına uygulamak isteyenlere saygı duymam beklenmemeli.
Pastafaryan dostlarım ayinlerini bira eşliğinde makarna yiyerek yapıyormuş , bana ne zararı var? Kime ne zararı var? Hem onlar bizim inancımıza karışmıyor ki…
Çevrem baharda nadasa bırakılmış tarla gibi. Renk renk çiçeklerle dolu. Değişik inançlarda insanlarla dolu. Bana karşı saygılı oldukları sürece tümüne saygım sonsuz. Her gün , her birinden yeni yeni şeyler öğreniyorum. Doğaya saygıyı , sevgiyi ; insanı , hayvanı sevmeyi ; en önemlisi farklı görüşlere saygılı olmayı… Bundan büyük zenginlik olu mu?
4 Ocak 2015  18 10