19 Aralık 2011 Pazartesi

TARAKLI - GÖYNÜK - NALLIHAN - BEYPAZARI

Restore edilmiş olsun olmasın eski evlere bayılırım. Nereye girsem , nereyi gezsem hemen evler, evlerin kapıları , pencereleri , bacaları , cumbaları çeker dikkatimi. Son yıllarda restore edilen ya da restore adı arlında eskisine benzer şekilde yeniden inşa edilen bu tür evler birçok yörede turizme hizmet ediyor.


Taraklı , Göynük , Nallıhan ve Beypazarı Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerine sahip. Taraklı`da büyük konaklar , Göynük`te evler , camiler , türbeler , Beypazarı`nda göçü tersine çeviren restorasyon çalışmaları gerçekten dikkat çekici.


Öyle ki Göynük`te son yıllarda yapılan resmi bina ve apartmanlarda da eski mimari tarz uygulanınca birbiri ile uyumlu yapılardan oluşan bir kasaba çıkmış ortaya. Tepedeki Kaymakam Kulesi adeta bu uyumun bozulmasını engellemek için nöbet tutuyor. Ortasından akan derenin iki yanında inci gibi sıralanmış yapıları daha Nallıhan yolundan sapar sapmaz dikkati çekiyor. Derin vadiye inerken de uyumlu yapılardan gözünüzü alamıyorsunuz.


Beypazarı evleri , konakları önce Hıdırlık Tepesinden kuşbakışı görülmeli. Sonra daracık sokaklara atmalı insan kendini. Yamaçlara yaslanmış muhteşem konaklar , iyi bir tanıtımla yurt içinden ve yurt dışından birçok kişiyi kendine çekiyor. Bir de yöresel yaprak sarma , 80 katlı ev baklavası , havuç suyu ve cezeryesi , Beypazarı kurusu , gümüş işleri eklenince , Beypazarı göçü tersine çevirivermiş.


Ben , festivaline rastladım ve ağzım açık kaldı. Sokaklardaki kalabalıktan nerede ise yürümek olanaksız. Açılan standların başı insan dolu ve alışveriş çok canlı. Özellikle kadınlar , ürettiklerini çok güzel sergileyip pazarlıyorlar. Bu da onlara ekonomik özgürlük ve öz güven kazandırıyor.


Beypazarı Ankara`ya nerede ise 1 saat mesafede. Beypazarı`ndan sonra Nallıhan , daha sonra Göynük ve en sonunda Taraklı. Bir başka taraftan gidersek Adapazarı – Eskişehir yolundan Alifuatpaşa`da sola , Geyve yönüne sapıyoruz. Geyve`ye uğramadan devam ettiğimizde önce Taraklı , sonra Göynük ve daha sonra Nallıhan ve Beypazarı…


Bu arada yolu biraz uzatıp Göynük`ten 10 km kadar uzaktaki Çubuk Gölü , Mudurnu yönüne devam edip ileride sağa sapılarak gidilen Sünnet Gölü de görülebilir. Özellikle Sünnet Gölü oteli ile
oksijen kürü için de çok uygun.

0 yorum:

Yorum Gönder