1 Temmuz 2011 Cuma

SAİTABAT

Saitabat Bursa`nın bir mahallesi olacak kadar yakın bir cennet.
Şelalesi , deresi , ormanı , çay bahçeleri , ille de kadın dayanışma derneği…
Uludağ`dan inen derelerden biri binlerce yıldır oyduğu yatağında çağlayan olur dökülür Saitabat`ta. Pırıl pırıl akan suyu ovaya doğru inerken birçok güzelliğe eşlik eder. Çay bahçeleri , lokantalar , piknik alanları… Şelalenin hemen yanında şimdi büyük bir konak görünümü kazanan ahşap yapı Saitabat Köyü Kadınları Dayanışma Derneğine ait. Otantik döşemeli odaları , balkonları , manzarası , sunulan kahvaltı , çorba ve gözlemeleri … Hemen arkada sıralı dükkanlarda pazarlanan salça , konserve , reçel , erişte ve tarhanaları… İmece usulü üretiliyor her şey.
Bu dernek yurdumuzda bir ilk. Bütün dünyanın da ilgi odağı. Kısa zamanda büyük gelişme kaydettiler. Yönetim Kurulu ve üyelerinin Orijinal kıyafetleri de görülmeye değer. Sırf bu derneği ve çalışmalarını görmek için bile Saitabat`a gidilir.
Ancak Saitabat bu dernekten ibaret değil. Uludağ yamaçlarındaki köy zengin bitki örtüsüne sahip orman içinde gerçek bir dünya cenneti. Ihlamuru , kestanesi mevsimine göre ayrı bir güzellik , ayrı kokular sunarken yol kenarlarından ve çeşmelerinden akan buz gibi suyu hemen birkaç kilometre aşağıdaki tesislerde şişelenerek yurdun dört tarafına dağıtılıyor.
Ya piknik alanları , çay bahçeleri , lokantaları…
Köy, ileride. Bursa ovasına bakan konumu , son yıllarda artan villaları , bahçeleri ile sizleri karşılıyor.

Fazla söze ne gerek var. Bursa`dan yola çıkıyorsunuz. Ketsel girişinde Çimento Fabrikasına giden eski İnegöl yoluna sapıyor ve Çimento fabrikasını geçerken sola İnegöl`e doğru değil de sağa çeviriyorsunuz yönünüzü. Önce su dolum fabrikaları , sonra dalından yeni koparılmış sebze , meyve tezgahları ve köprüyü gördüğünüzde durup dere kenarındaki çay tesislere bakın. Çok beğenseniz de devam edin. Dere Kızık köyü içinden geçtiğiniz köy. Bunlar 7 tane Kızık köyü idi ya günümüze Cumalı Kızık , Hamamlı Kızık , Fidiye Kızık , Değirmenli Kızık ve Dere Kızık kalmış. Köy çıkışında bal satıcısı var. Çiçek , çam , kestane balını buradan almasanız da ileride başka bir balcı göreceksiniz. Belki oradan alırsınız. Şimdi yol çatallanacak. Sola köprüyü geçen yola saparsanız köprüyü geçince sağa dönmeniz gerekecek. Sağa saparsanız , çamların , çiçeklerin arasından kıvrılarak Saitabat`a ulaşacaksınız. Saitabat Şelalesi hemen girişte ve yüksek kayaların arasına gizlenmiş. Görmek için kafanızı uzatmanız gerek.
Bu güzellikler için bir gününüzü ayırın , daha sonra sık sık gitmek isteyeceksiniz.
Kahvaltısını , gözlemelerini , tarhana çorbasını çok beğeneceksiniz.
Günlerinizi , özel toplantılarınızı da burada yapabilirsiniz.
Dönüşte damacanalarınızı doldurmayı , yol kenarından dalından yeni koparılmış sebzeleri , meyveleri almayı unutmayın.